Archive for Sağlık

Aile İçi Şiddet Psikolojik Nedenleri

AİLE İÇİ ŞİDDETİN NEDENLERİ

 Biraz uzunca bir yazı umarım sıkılmadan okuabilirsiniz.

Aile içi şiddetin nedenlerini azmak  700 kelime değil 700 sayfalık bir kitap olur. Burada en derininden, en temel nedenlere  ve  genel olarak şiddetin hangi şekilde gelebileceğine değindim.

Eş dayağı, aile içi şiddet, eşin zor kullanması veya her fırsatta tehditkar bağırıp aşağılaması aile içerisinde karşılaşılabilecek en zor ve ızdırap verici durumlardan biridir.

Aile büyükleri  ile paylaşılamaz,  arkadaşlara anlatılamaz, eşten ayrılmak bile istense ‘yuvayı’, evliliği korumak ve devam ettirme isteği ile bir daha tekrarlanmayacağına  kişi kendini  çok kolay inandırabilir. Ancak psikolojik nedenler ortadan kalkıncaya kadar bazı durumlarda artarak tekrar eder.

Eşin psikolojik tedavi gördüğü durumlar da aile içi şiddetin bir daha gerçekleşmeme söz konusudur.  Psikolojik vea fiziksel olarak şiddete maruz kalmış fertleri özellikle kadınlar , gündelik hayatlarında  güven sorunu ve kendini rahat ve açık ifade edememe sorunu ile karşılaşırlar.

Peki nereden ve nasıl başlamak gerekir…

Önce şunu farkına varmalısın ki hiçbir şekilde yalnız değilsiniz.   Çözüm için yardım istemek zorundasınız. Tek başınıza çözebileceğiniz bir durum değildir.

Şiddet sadece fiziksel gelmeyebilir. Yüksek ses  tonuy ile  bağırma, psikolojik aşağılama da fiziksel şiddetin bir kişi üzerindeki etkisi kadar etkilidir. Kişinin tamamen hayattan kopmasına, hatta aşamdan nefret etmesine, yol   açabilir.  Özgüven kaybı ile beraber depresonun derin girdabına girilir ve bir türlü çözümü bulunamayan sürekli kendini tekrar eden kısır döngü de karabasan yaşanır.

En kolay dış  etki fiziksel şiddette görülür.  Fiziksel şiddetin nedenleri nedir. Fiziksel şiddet aile içerisinde sadece erkek tarafından gelmediği gibi, kadınların çocuklarını  dövmeleri, o çocukların hayatları boyunca nedenini bilmeden yaşayacakları güvensizlik , çekiniklik ve içlerinde dindiremedikleri hıncı doğuracaktır. Bu konuların hepsine ayrı ayrı değinmek gerekmekir. Eğer özellikle değinmemi, araştırma yapmamı istediğiniz şiddetin belli bir türü varsa lütfen çekinmeden bana yazın. Email olarak veya yorumlar kısmına isim belirtmeden yazabilirsiniz.

Genellikle şiddete eğimli olan kişiler  kendi çocukluklarında aile içi şiddet görmüş veya tanıklık etmiş olanlardır. Buna evde anne baba arasında yaşanan ses düzeyi yüksek bağırtı  ve kavga da dahil.

Genel asabiyete ve çabuk parlamaya yatkın kişilerin çocukluk ve ergenlik dönemlerinde sürekli başkaları ile kıyaslandığı ve bu kıyaslamalarda hep başarısız taraf olarak hissettirildiği, böylece hayata küçük yaştan itibaren başarısızlık ve yetersizlik duguları ile başlayanlar olduğu bilinmektedir.

Fiziksel şiddet eğilimine  kadınlarda çocukları üzerinde erkeklerdese hem eşleri hem çocukları üzerinde rastlanmaktadır.

Özellikle toplumlarda erkeğin erkek olarak nitelendirilmeleri veya saygınlık görmelerinin başarılarıla doğru orantılı olduğunu düşünürseniz onlarca yıllık bastırılmış bir ezilik ve başarısızlık korkusula karşı karşıya olduğunuzu bilmeniz gerekir.

Şiddete eğilimi olan erkeklerin zaman içerisinde özellikle evlendikten sonra seksten soğuma yaşamaları, kendi seks performanslarına güven kaybı baş göstermeye başlar. Ve bu durum onların bu başarısızlık eğrisinde artışa neden olurken,  ruhsal olarak daha alıngan ve ürkek kılar. Bu alınganlık ve zayıflıklarına hiddetleri gün be gün artarken, porno izleme eğilimleri artar, olur olmaz her kelime veya ima artık onlara kendi zayıflıklarını hatırlattığından daha sinirli olurlar. Ve ne yazık ki bu sinirlerini dışarı daki herhangi bir insan üzerinden çıkaramayacaklarından evdeki yakın aile bireylerinden özellikle eşlerinden çıkartmaya başlarlar.

Sizin maruz kaldığınız şiddettin şekline göre tavır almanız gerekir. Eğer fiziksel şiddete dönüşmeyen ancak sanki her an dönüşebilir korkusu yaşadığınız bir durum içerisindeyseniz, göz yaşının işe yaramadığının da farkın varmışsınızdır.  Bu durumu gerie çevirmek kolay olmasa da imkansız değil. Evde bağırışın olmadığı bir hayata dönülebilir,  ancak bunun en iyi ihtimalle iki yıl kadar süreceğini kabullenilmelidir. Hem eşinizin hem de sizin (kişinin) ruhsal iyileşme sürecine girmeniz, karşılıklı birbiriniz anlamak için konuşma ortamları hazırlamanız, gerçekten incindiğiniz ve sizi rahatsız eden noktaları karşılıklı parlamadan dinlemeniz ve anlamanız için çaba göstermeniz gerekir. Bunları nasıl yapacağınıza dair teknikler var. Unutmaın ki olaki ilişkiniz yürümedi, böyle sizi yaralayan bir ilişkinin ardından zaten sizin bu ruhsal iyileştirmeye ihtiyacınız olacaktır.  Bu yüzden her şekilde bu teknikleri sabırla ugulamanız sizin açınızdan faydalı ve gerekli.

Şiddet uygulayan kişinin hem kendi durumunun hem de şiddeti uyguladığı kişinin durumunun farkında olması ve bunu iyileştirme, ortadan kaldırma isteği içerisinde olması gerekmektedir.  Eğer şiddet uygulayan kişi bu tavır ve hareketleri için sadece sizi veya karşısındaki kişiyi suçluyorsa, bu konuda gelişim ve iyileşme sağlıyabilecek bir durumu yoktur. Ve ne yazık ki üzerinde düşünülmesi gereken nokta çoğu zaman ayrılık olmaktadır .

Zamanla her bir durumu ayrı ayrı inceleyip, tedavi ve iyileşme için gerekli teknikleri vereceğim. Ancak öncelik vermemi istediğiniz bir durum varsa lütfen bana yazın.

Kendini Tanımaya İlk Adım

Cici Kızlar cennete, kötü kızlar nereye?

 ”İçki içmemelisin, en azından haftada en cok 1 kere, onda da birkac kadehle sınırlandırmalısın. Unutma, içki titreşimlerini azaltır ve içki içtikten sonra en az 24 saat gecmeden reiki yapamazsın.”

Buyur buradan yak. Artık tabi ki canım içki istiyor, normalde zaten haftada bir içiyorken… Yasakların cazip oldugunu biliriz ama bendeki anlamı büyüktür gerçekten. Mesela halen lisede kaçamak içtiğimiz sigaralardan aldığım tadın üstüne tanımam.

 Reiki almak / yapmak istiyorum, akşamdan kalma olmak istemiyorum, içip içip ertesi gün acaba yanlış neler yaptım diye kendimi sorgulayıp eğer kötü bir bulguya rastlarsam yerin dibine girmek istemiyorum…. uzar gider ve hepsi de reiki master hocamin talebi ile örtüşen isteklerdir

AMA biraz düşününce vardığım kanıyı sizinle de paylaşayım: benim asıl korktuğum; sınırlanmak, istediğimi yapamamak falan değil. Benim asıl korktuğum her zaman kıl olduğum ve sahte bulduğum o pek cici kızlardan biri olmak! Yani sigara içmek de bunun gibi.

Günde sadece 5 tane içiyor olsam ve bırakabileceğimi biliyor olsam bile, bu benim ruhumun limitli asi tarafı. Bırak da bu kadarım asi oluversin tarafı… Peki kime / neye bu asilik? Yine kendine değil mi ki yaptığın herşey? . . .

Netice:

Hocamı dinledim ve haftada sadece 1 kere ve 3 kadeh içiyorum, çok da mutluyum.

Akşamdan kalmıyorum, sarhoş olup abuk subuk kişilerle mesajlaşmak adına elimi telefonuma atmıyorum, ertesi gün erkenden uyanıp günü kazanıyorum ve şaşırtıcı olacak ama su içip herkesten daha iyi eğlenebiliyorum.

Peki başka ne mi yapıyorum?

Daha çok sigara içiyorum :)

 Sevgiyle kalın!

Ruh Kardeşiniz

Kendini Tanımaya İlk Adım

Pazartesi Sendromu, Yorgunluk, Halsizlik için Bergamut

Özellikle klasik devamlılık arz eden bir yorgunluk , depresyon, bezmişlik ve bir türlü güne başlayamama hali,  sık sık Pazartesi sendromu yaşama gibi ruh halleri  içerisindeyseniz güne bergamut kokusu ile başlayın.

Bergamut aromaterapik etki olarak;  anksiyete , depreson, cilt koruma problemleri açısından çok önemli bir yere sahip.

Hafif, zindelik veren, canlandırıcı özelliklere sahip.

Bergamut,   Earl Grey çayının ana koku verici bitkisidir.

Ben kişisel deneimlerime dayanarak sabah alınan Bergamut kokusunun tüm güne başlangıcımı değiştirdiğini ve rahat, sakin, gümbür gümbür hissettiridiğini biliyorum. Bergamut ayrıca tomurcuk olarak ta satılmaktadır.

Çaya karıştırılan bergamutun ayrıca çay yapraklarının kokusuyla çok hoş güven verici etkiye sahip bir uyum yarattığını düşünüyorum.

Kokulu çay içemeyenler esans yağı olarak alıp yağ yakıcınızda yakabilirler.

bergamut turunçgiller ailesinden geldiğinden alternatif olarak  turunçgiller ailesinin diğer fertleri kullanılabilir.

Etkilediği Psikolojik Durumlar

Anksiete, Depreson, Ümitsizlik, Moral Bozukluğu, Negatif düşünceler, Pazartesi Sendromu, Endişe, Pişmanlık, Özgüven eksikliği, Utangaçlık, Stress

Ayrıca  yol korkusu (yolculuktan korkmak), uçuk, çıban, uçuk ve sedef hastalığına iyi geldiği de söylenmektedir.

Ancak önemle hatırlatmak isterim ki Bergamut tek başına mucizevi bir bitki olarak görülemez. Kesinlikle psikolojik iyileştirici ve canlandırıcı özelliklerini fark edeceksiniz ve bu farkındalıkla beraber sizin hayatınızın kontrolünü elinize alıp, değişmesi gereken noktaları belirlemeniz ve değiştirmeye başlamanız gerekmektedir.

 

 Kendini Tanımaya İlk Adım

 

Hangi Kadın

Kadın olmayı yeniden keşfetmek mi istiyorsunuz?

Öz güveninizi yitirdiniz? 

Özel yaşamınız kısır döngüye mi girdi ?

Size yakışan kıyafet sayısı bir elin beş parmağından daha mı az?

Sex anlamını mı yitirdi ?

Evde hizmetçi gibi mi hissediyorsunuz ?

Sorunlarınızı olduğu gibi ve tüm gerçekliğiyle paylaşabileceğiniz bir dostunuz mu yok?

Eşiniz erkek kardeşinize ve hatta çocuğunuza mı dönüştü ?

İçinizde daha fazlasını yapabilecek bir gücün varlığını hissediyorsunuz ama bir türlü harekete mi geçemiyorsunuz ?

 

Yalnız değilsiniz…   Adım adım bir kadının hayatında karşılaştığı sorunlara derinden bakarak çözüm getireceğiz.

 

Özel hayatımızda karşılştığımız ve bizi ruhen ve bedenen güçsüz bırakan problemlerin bir çoğunu tekrar kadınlığımızı keşfederek ve özgüvenimizi kazanarak ortadan kaldırabiliriz. Bunun için konuşmaktan, sorunları açık açık tanımlamaktan  ve masaya yatırmaktan,  en önemlisi çözüm için hareket etmekten korkmamanız gerekiyor.

 

Korkmadan, çekinmeden üç defa  yüksek sesle tekrar edin.  

 

Sorunlarımdan korkmuyorum, utanmıyorum

Adım adım hepsiyle yüzleşmeye hazırım

Mutluluğum için hareket etmeye hazırım

Kendimi tüm  gerçekliğimle kucaklamaya hazırım.

Ben  Kadınlığımın gücünü keşfetmeye hazırım.

Depresyonu Uzaklaştırmak için…

Depresyona fiziksel kondüsyonumuz aralığından bakalım…           

  30 lu yaşlardan sonra vücudumuz da özellikle kalça ve baldırlar da gözle görülür ve elle hissedilir değişimleri saklayamamaya başlarız.  Vücudumuz  20 lerindeki  diriliğini kaybetmeye başlar.

Yumuşar,  baldırlarda  selulit oluşum çığlıkları hızla yükselir.  Etrafimiz da bulunan hemcinslerimizi daha dikkatli ve artan aralıklarla incelemeye başlarız.  Fiziği ‘hafif bozulmaya yüz tutmuş’ ların artan rakamı içimizi rahatlatır, derin nefes aldirir bize.

Ne diyorsunuz?  Bu tamamen biyolojik  bir olay ve gayet normal mi ?  Evliliklerin yavaş yavaş arkadaşlığa ve kardeşliğe dönüşmesi de normal, sizin gün be gün vücudunuzdan utanmanız ve artan depresyonunuzu kamufle yöntemlerince tıkanmış olmanızda normal……

Hayır, bunların hiçbirisi normal değil. siz kendiniz inandırmak ve bu inandırmayla beraber kandırmak istiyorsanız evet normal olduğunu tekrar etmeye devam edin.  İstemediğiniz hiç kimse olmak zorunda değilsiniz , ve aynadaki yansımanızı istemiyorsanız, kocanızın veya sevgilinizin alıcı gözüle bakmadığı kalçaları istemiyorsanız buyurun bakalım, günlük hayatınızda yapacağınız bir kaç değişiklik ve biraz sabır diyorum size…

Daha bu günden sadece 50 yıl öncesinin şartlarını düşünecek olursak, bizim günlük akışımız içerisinde sadece ihtiyaç olarak görüp algıladığımız  bizi bedenen mümkün olan en az miktarda  hareket etme; hatta hareket tembelligine itecek araçlar ya mevcut değil veya kullanımları bugünkü kadar yoğun değildi.  

Peki azıcık  selulitin veya kas yerine yağ ile kaplanmış bedenin ne zararı var ?

Bu durumundan  memnun olanlar zaten bugün bu sayfayı okumuyorlar değil mi?

Fiziken hareket etmenin ve hareket kabiliyetine sahip olmanın ne gibi farklı etkileri olabilir üzerinizde;

Kasın,  yağ tabakasına göre kontrol kabiliyeti vardır ve tensel dokunsal hassasiyeti  kat be kat fazladır. Yani seks açısından bakılacak olursak

1- Bedenen formda  olan kişiler sekste dokunuşları daha derin  hissederler.

2- Bedenen formda olan kişilerin sekste hareket kabiliyetleri ve kontrolleri daha fazladır

Psikoloji ve vücut mekaniği açısından  ayrı ayrı ele alacak olursak;  depresyon,  hareket etme isteksizliği (takatsizlik, içinden hiçbirşey yapmak gelmemesi, genel isteksizlik..vb), özgüven kaybı  gibi gündelik yaşantımızda nedenlerini kaynağını isimlendiremediğimiz durumlarımızdan fiziksel olarak hareket etmeye başlayarak kurtulabiliriz.

Benim dört yıl önce kendi üzerimde uygulamaya başladığım ve altı ay içerisinde hayatımın bambaşka bir yöne akmaya başladığı yöntemi paylaşacağım sizinle.

                      HAREKET ET

YaŞam sitiliniz de ufak değişiklikler yaparak spor salonuna gitmeden nasıl enerjik olunur. 

Ilk kural : ENERJI ENERJIYI DOGURUR… HAREKET ETME ZAMANI

Burada kilit nokta her bir basamağı yapmak isteyip istemediğiniz veya yapıp yapamayacağınızı  sorgulamadan sadece yapmanız. Düşünmeyin, kendinizle tartışmayın ve sadece uygulayın.

  1. Yürüyün:   

                                                                           i.      Işe otobüs ile veya toplu taşıma vasıtalarıyla gidip geliyorsanız bir durak önce inin. Evet zamanınızı ona göre ayarlamaniz gerekecek,  evet 15 – 20 dakika, belki 30-45 dakika önce evden  cıkmanız gerekecek.  Bir iki haftanın sonunda,  genel konsantrasyonunuzun arttığını fark edeceksiniz.

                                                                         ii.      Dışarıya çıktığınızda yürüme mesafesi olan  tüm mesafeleri yürüyün. Hangi aracı kullanıyorsanız kulanın gideceğiniz yerden 15 dakika yürüme mesafesi once inip  hizli hizli yürüyün.

2- Merdiven çıkın:

                                                                           i.      Asansör kullanımınızı azaltın. Bir kat sayısı belirleyin ve nerede olursanız olun (iş yeri,  misafirlik, ev apartmaniniz…) o kata kadar olan mesafeyi merdivenle inip çıkın. ( Ben kendime önce iki , sonra üç olarak belirlemiştim. ) Bu şu demeki eğer çıkacağınız kat 2. kat ise merdivenle çıkacaksınız, eğer 4.cü kata çıkacaksanız ilk iki katı merdivenle çıkıp daha sonraki katlar için asansöre binebilirsiniz.

Asansör ile çıkanlar ile aranızda kata varış suresi olarak en fazla 20 saniyenin oynadığını fark edeceksiniz.  Unutmamaniz gereken nokta katlari orta hızda  inip çıkmanız. Önceleri hafif terleyebilir veya nefes nefese kalabilirsiniz. İki hafta içerisinde yürümek kadar doğal gelmeye başlayacak.

3-Ben yaparim deyin:

                                                                           i.      Uşengecliği fırlatıp atın, veya hoştaşmadığınız birine verin tepe tepe kullansın. Bunu kendi kendinize tekrar edin, ”Al neval bu benim üşengeçliğim, tepe tepe kullan” . Markete-bakkala mı  gidilmesi gerekiyor siz gidin,  üst komşuya mı çıkılmasi gerekiyor siz çıkın, yan odadan kalem mi alınması gerekiyor siz alın. Ben yaparim deyin ve yapin.

4- Dans edin:

                                                                           i.      Günde yarım saat dans edin. Nasil dans etmek istiyorsanız öyle dans edin. Mutfakta, salonda… zıplayın, etrafınızda dönün, sağa sola hızlı hızlı sallanın veya bale yapın. Bırakın içinizde sıkışmış olan enerji , bastırdığınız sinir stresiniz, sakladığınız duygular ne varsa dansla çıksın ortaya.

Bundan sonra   kendinizle barışma sürecünüz başlayacak, , sıkı kalçalarla daha kıvrak yürünecek  ve en önemlisi Özgüven kapınız aralanacak.

Haydi hareket etme zamanı….

Kendini Tanıma-1

Hayatinda, evliliğinde, yaşaminda mutluluğu, huzuru, özgüveni ve başarıyı isteyen tüm kadınları ortak bir engel beklemekte, hayatımız boyunca kurup biriktirdiğimiz alışkanlıklarımız.

 Kendini tanıma süreci ile beraber  mutsuzluk veya huzursuzluk getirdiğini hissettiğiniz, istemediğimiz alışkanlıklar hayatınızdan çıkacak ve yerlerine  sizi daha mutlu, zinde ve huzurlu hissettiren alışkanlıklar  yerleştirilecek yavaş yavaş.

Yeni kişiliğinizi yaratabilmeniz  ve gerçek kılabilmeniz için öncelikle bugün kim oldugunuzu , geçmiş görüntülerin etkisinde beklentilerinizin gölgesinde kalmadan tanımlamak  ve kabullenmek  gerekmekte. Hastalığa teşhis konmadan çaresi bulunmaz.

Kendini tanıma bir  bir günde olacak bir durum olmamasına rağmen üzerinde çalışmaye birkere başladıktan sonra bilinç altında   sürekli bir iyileşme, kendini tanıma ve değişme sürecinde olunur.  Kişiliğinizin gerçek taraflarıyla ilgili şimdiye kadar farkına varılmayan detayla   yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başlar. Gerçek kimlikle karşılaşmaktan duyulan kısa tedirginliğin ardından özgüvenin tadına varılmaya başlanır.

Mutluluk ve tutku için değişimi istiorsanız kendinizi tanımaya ayıracak zamanı ve sabrı yaratın.

Kendinizi dinlemeyi öğrenin. Okulda sınava çalışır gibi, ödev yapar gibi bir defteri bir kalemle kendiniz hakkında bildiğiniz herşeyi yazın.  Zevkleriniz, tutkularınız, günlük işleriniz, sevdiğiniz yönleriniz, sevmediğiniz yönleriniz…

Hatta bunların nedenleri… Sevmediğiniz yönlerinizi değiştirmek için harekete geçin…

Gerçek siz olmak için harekete geçin.

Kas Yapmak için Bilek Ağırlık Torbası

Güne Dinç Başlangıç için Bergamut

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.