Kocanızı Daraltmayın


Evlilik sanatı;.

Özellikle evlendikten bir iki yıl sonra eşler karşılıklı  değişmeye başlar. Eşinizin size dair farkındalıklarının azaldığını, ev ile , ev düzeniyle siz söylemedikçe ilgilenmediklerinin farkına varmaya başlanır.  Hatta bazen evlilik ilişkisi,  kardeş ilişkisine dönüşür. Ev ise elektronik ve inşaatsal alanların dışında sadece kadının  hakimietinde ve erkeğin pek bir fikri olmadığı bir yaşam alanıdır.

Tüm kalbinizle kocanızla beraber evinizde huzurla oturmak, beraber  kaliteli ve manevi olarak doyumlu vakit geçirmek artık beraberken zaman öldürmemek istiyorsunuz. Ve bu ortamı sağlayamadığı için kocanızı suçluyor ve hatta tam tersine gözünüze gün be gün daha bir sünepe  görünmeye başlıyor ve bu da sizi O’ndan uzaklaştırıyor mu?

Işte asıl yanlış burada başlıyor. Karşıdan beklemek yerine harekete geçme zamanı.

Ne olmadığınızı  hatırlayalım önce;

Özellikle Türk toplumunda kadın küçük yaştan itibaren yetiştirilirken bir gün ‘anne olacak’ mantalitesi içerisinde iyi bir anne olmak üzere yetiştirilir.  Hatırlayın ki : Siz kocanızın annesi değilsiniz.  Yüksek sesle tekrar edin ‘Ben kocamın annesi değilim’, bir daha tekrar edin ‘Ben kocamın annesi değilim’. Ve niye olasınız ki. Evlilikler için en tehlikeli durum kadının annelik iç güdüsüyle  kadın  ve eş olmaya çalışmasıdır.

Evlilikte kadınlık annelik yapmak değildir. Eşinize annelik yaptığınız sürece ondan size ve evine istediğiniz özeni ve dikkati göstermesini bekleyemezsiniz.  

Kabullenmeniz gereken noktalar:

Kadın da erkekte özgür ruhludur. Evlilik kararını birbirlerini boğmak ve küçücük baskıcı ve sıkıcı bir dünyaya hapsetmek için almamışlardır.

Bırakın evini kendi evi gibi hissetsin.  Onun hareketlerini izlemekten vazgeçin. Hangi odaya ne yapmak için veya ne almak için gittiği sizi hiç ilgilendirmez.  O ev eşinizinde yaşama ve rahatlama alanı.

Arkadaşları geldiğinde onlarla beraber oturmanıza gerek  yok. Sizin kendi hayatınız ve kendinize dair yapacak işleriniz yok mu da onun hayatından da pay almaya çalışıyorsunuz.

Siz kendinize nasıl davranırsanız, kendinizi nasıl görürseniz  kocanızda size o şekilde davranacak ve görecektir.   

Hiç kimse mızıldanan, sürekli yaptığı işlerden ve hayattan şikayet eden insanların yanında olmaktan keyif almaz. Mızıldanmayı ve şikayet etmeyi kesin. Yaptığınız iş ne kadar zor olursa olsun her durumda o işi yapacak olan kişi sizsiniz bu yüzden en azından  şarkı mırıldanarak yapın. Özellikle kocanıza mızıldanmaktan ve şikayet etmekten vazgeçin.  Kocanızla her karşılaştığınızda sırf konuşmak  adına konuşmak ve homurdanmak zorunda değilsiniz. Bazen herkesin sessizliğe ihtiyacı vardır.

Yalnız kalmayı öğrenin. Her insanın zaman zaman tek başına kalıp kendisi ile vakit geçirmesi, kafasını toplaması, hiç olmazsa gözden uzak saçmalama ihtiyacı vardır. Bunu kendinize yaratın.

En önemlisi kocanızında sizin gibi bir insan olduğunu ve insanların sadece fiziksel ihtiyaçlarının değil ruhsal, manevi ve duygusal ihtiyaçlarının da olduğunu hatırlayın ve kabullenin.  

Kocanız sizin babanız değil. Onunda sizin olduğu gibi zaman zaman sorgulanmadan kabullenilmeye, ilgi görmeye, omuzlarındaki yükü paylaşmaya , evinde rahat etmeye, arkadaşlığa… ve eşine  ihtiyacı var.

Hatırlayın ki evli olduğunuz adam çocuk yaşlardan itibaren ev ve aile sorumluluğu alma baskısıyla büyümüştür ve artık daha fazla baskıyı yok saymaya başlamıştır.  Ne düşündüğünü veya ne hissettiğini onun beyninin içinde bile olsak  bilemeyiz.  Bu yüzden kendinizi perişan etmeyin de bırakın evliliğin tadını çıkartasınız.

Yapmanız gerekenler;

  1. Eşiniz için aciliyeti olanlar dışında alışveriş yapmaktan vazgeçin.
  2. Evde faturalar veya sorunlarla ilgili konuşmaları en aza indirin. Aciliyeti olanlar ve gerekli temel bir iki nokta dışında borçlarla ilgili konuşmalar yapmayın.
  3. ‘Ben sana demiştim ! ‘ bakışını, imasını, cümlesini hayatınızdan çıkartın. Birbirine üstünlük sağlamayan taraf değil, birbirinizin desteği olun.
  4. Hafta sonu kendiniz için plan yapın ve en az bir hafta önceden kocanıza haber verin.  O bilmek isterse planınızın detaylarını anlatın eğer bilmek gibi bir arzusu yoksa onu gereksiz bilgi bombardımanına sokup yormayın.
  5. En azından hafta da bir eşiniz yemek yapsın.   Mutfağın daha sonraki dağınıklığı ve pisliğiyle ilgili yorum yapmayın.
  6. Hesap sormaktan vazgeçin. Anlatmak istediğini anlatsın anlatmak istemediğini anlatmasın.   
  7. Konuşurken (sohbet ederken ) sorgulamak yerine konuşmaya eşlik edin.  Sohbetlerin bir çoğu kadın tarafı için alttan alta olduğu zannedilen ve  daha fazla soruşturma ve sorgulama üzerine kurulmuştur.  Beyninizi rahat bırakın.

Kulağa kolay gibi gelen bu birkaç temel tavır değişikliği yıllardır süre gelen alışkanlıklarımızın ve öğrenilmişliklerimizin tersi olduğu için uygulama sırasında sürekli kendi kendinize hatırlatma yapmanızı gerektirecek tavır değişiklikleridir. Kendinizi her sorgulayıcı, düzenleme ve bilme arzulu, anne tavırlı …vb ruh halleri içerisinde  yakaladığınızda kendinize tekrar tekrar hatırlatın;

                ‘Kocanız sandığınızdan daha zeki ve becerikli. Siz onun annesi değil ‘ karısı‘ sınız. O kendini de sizi de korumayı biliyor‘ .

Onu sorgulamayı bıraktığınız anda kendi kişiliğinizin tadına varıp kocanızla beraber bir hayatı gerçek anlamıyla paylaşmaya  başlayacaksınız.

Çaba Gösterin;

Kendi kişiliğinizi, bireyselliğinizi ve hayat enerjinizi kazanmak için, kocanızla, eşinizle evli olmanın tam olarak tadına varabilmek için O‘nu ve kendinizi rahat bırakmanız gerekli. Kendinizi ve kocanızı özgür kılın. Evliliklerin en büyük yıpratıcısı kadının kendisidir aslındır. Bu evliliği aileniz değil, toplum değil, arkadaşlarınız değil ve hatta çocuklarınız değil siz yaşıyorsunuz. Bu sizin evliliğiniz ve sizin hayatınız. O zaman hatırlamanız gereken en önemli nokta kocanızı ve kendinizi rahat bırakmanız gerektiği.

Çabalarınız karşılığında inanın bana çok memnun kalacaksınız. Haydi bakalım biraz terleyelim.

1 Yorum »

  1. orbay Said:

    e yani pes, bir konu bu kadar güzel toparlanır, açık ve net (T.Özal lafı oldu) ifade edilir. hele ki yazarın bir kadın olduğu da düşünülürse… gerçekten ŞAPKA ÇIKARILACAK bir yazı. bravo. her kadına postalanmalı ki ben aynen yapacağım. her iki boşanmamın ve diğer ayrılıklarımın sebebini ben anlatamadım ama siz şuracıkta bitirivermişsiniz… bilimsellikten uzak olması hiçbir referans vermemesi ise an ARTI puan
    orbay


{ Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri.} · { URI'nin geri izlemesini yap. }

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.